|
TÜRK HEKİMLERİ DOSTLUK VE
YARDIMLAŞMA DERNEĞİNİN KISA TARİHÇESİ
Derneğimiz 1919 yılında memleketimizin ve İstanbul'un düşman işgali
altında olduğu devirde meslektaşlarımızın birleşme ve yardımlaşma
isteğinden doğmuştur. O tarihte İstanbul İngiliz, Fransız, İtalyan ve
Yunan kuvvetlerince işgal edilmişti. Türkler ve Türk hekimleri
horlanıyor, yabancı uyruklu hekimler de kendi aralarında cemiyetler
kuruyor ve içlerine Türk hekimlerini almıyorlardı. Bunlardan Cemiyeti-
Tıbbiye-i Şahane (La Societe İmperiale de medicine de Constantinopole)
isimli olanı en eskileri olup , 1856 yılında İngiliz, Fransız ve İtalyan
kökenli 39 hekim tarafından kurulmuştur. Ancak dili fransızca olup "Türk
ve müslüman" hekimleri üye olarak kabul etmiyorlardı. Bir diğeri olan
Üsküdar Hekimleri Cemiyeti (Association des medicins de Scutari) de 1869
yılında Colleja Efendi'nin öncülüğünde kurulmuştu ve ancak bir-iki Türk
ve müslüman hekimi üye olarak kabul etmişlerdi. Yine bir başka yabancı
hekim kökenli dernek olan Selanik Tıp Cemiyeti (Societe de Medicine de
Salonique) 1887 de Selanik şehrinin sağlık durumuyla ilgilenmek üzere
açılmış, 1903 yılında kurulan İstanbul Tıp Klubü (Club medicale de
Constantinopole) adlı cemiyet de yine yabancı hekim üyelerden oluşmuştu.
Türk ve müslüman hekimlerin kurduğu ilk tıp derneği 1865 de faaliyetine
başlayan ve hükumet tarafından da onaylanan Cemiyet-i Tıbbiye-i Osmaniye
dir. Ancak bu dernek yalnızca tıp ve fizik konularıyla uğraşmak,dini
hayat ve politika ile ilgilenmemek, türkçe tıp kitapları yazmak ve
bastırmak şartıyla müsaade alabilmişti. İkinci meşrutiyetin ilanından
sonra derneklerin kurulması ve yaygınlaşması artınca nihayet Türk ve
Müslüman Osmanlı hekimleri de kendi aralarında dostluk ve yardımlaşmayı
sağlayabilmek amacıyla bazı mesleki dernekler kurabildiler. Bunlardan
Etıbba-i Mülkiye-i Osmaniye Cemiyet-i İttihadiyesi 1908 tarihinde
İstanbul'da yaşayan sivil hekimlerce kuruldu ancak uzun ömürlü olamadı
ve birkaç sene sonra kapandı. Yine aynı şekilde güzel amaçlarla yola
çıkan Taşra Etıbba-i Mülkiye Cemiyeti de çok kısa süre aktif olabildi ve
1911'de dağıldı. Bir diğer tıp derneği olan Etıbba-i Mülkiye Cemiyeti
politikayla uğraşmamasına rağmen uzun ömürlü olamadı. Uzun süren
savaşlar ve hekimlerin cephelerde görevlendirilmeleri, sürgünler bu tür
derneklerin ömürlerinin kısa olmasına neden olmuştur..
O dönemlerde kurulup hiç kesintisiz olarak günümüze kadar ulaşabilen
tek tıbbi dernek İstanbul Etıbba Muhadenet Cemiyeti olmuştur ki, bu
dernek çeşitli merhalelerden geçerek günümüzde Türk Hekimleri Dostluk Ve
Yardımlaşma Derneği olarak halen varlığını ve aktif faaliyetini
sürdürmektedir.
İSTANBUL ETIBBA MUHADENET CEMİYETİNİN TARİHÇESİ
1.Dünya savaşı sonunda Osmanlı İmparatorluğu yenilince, 13 Kasım
1918 de çoğunluğu İngiliz olmak üzere Fransız, İtalyan ve Yunan savaş
gemileri İstanbul'u işgal ettiler. Rumlar başta olmak üzere yabancı
uyruklular meydanı boş bularak Osmanlı vatandaşları ve hekimleri üzerine
çeşitli saldırganlık,taşkınlık ve düşmanlık hareketlerine başladılar.
Fransızların Gülhane Askeri Hastanesini işgal edişinden sonra Türk
hekimleri gittikçe kötüleşen durum karşısında direnebilmek için bir
araya gelerek iki ayrı dernek kurmuşlardır. Bunlar "İstanbul Etıbba
Muhadenet Cemiyeti" ve "Kadıköy Etıbba Teavün Cemiyeti" dir.Her iki
dernek de ayrı ayrı faaliyetine başlamış ve 1923 tarihinde Etıbba Teavün
Cemiyeti, İstanbul Etıbba Muhadenet Cemiyetine iltihak ederek
birleşmiştir. Yeni oluşum "İstanbul Etıbba Muhadenet Ve Teavün Cemiyeti"
adını alarak faaliyetine devam etmiş ve çeşitli merhalelerden sonra
günümüze derneğimizin bu günkü adıyla ulaşmıştır. İstanbul Etıbba
Muhadenet Cemiyetinin fikir babası Şişli Çocuk Hastanesinde röntgen
mütehassısı olarak görev yapan Dr.İsmail Süleyman Türküm'dür.
Arkadaşlarına fikrini açarak olgunlaşmasını sağlamış ve yakın arkadaşı
olan Dr. Mehmet Kamil Berk bu fikir üzerine çalışmalara başlayarak
derneğin kurulmasına öncülük etmiştir. Kurulma aşamasında fikir ve
gayretleriyle faaliyet gösteren diğer hekimlerimiz şunlardır: Dr.Osman
Şerafettin Çelik, Dr.Ekrem Hayri Üstündağ, Dr. Asaf Derviş(Paşa).
Oluşturulan tüzük Sıhhiye Vekiline iletilmiş , onun da onayı alındıktan
sonra hükümetin onayı üzerine 37 hekimin katılımıyla ilk toplantı 14
Mart 1919 da Tıp Fakületesinin Cağaloğlu'ndaki poliklinik binasında
yapılmış ve Dr.Asaf Derviş Paşa'nın başkanlığında oluşan yedi kişilik
idare heyetiyle cemiyet faaliyetine başlamıştır. 1919 yılı sonunda üye
sayısı 70, 1920 yılı sonunda 162 olmuştur. İlk yıl, vefat eden
hekimlerin geride kalan ailelerine ayni ve nakdi yardım yapabilmek
amacıyla Teavün Sandığı kurulmuş, bu sandık 36 kişi üye ve 68 Lira
bütçeyle başlamış ve ilk yıl sonunda cemiyetin üyelerinin aidatlarının
da gelmesiyle bütçeye 41 Lira daha eklenmiştir. 1921 yılı sonunda üye
sayısı 199, sandığın üye sayısı 68 kişi olmuştur. Cemiyet o yıl hekimler
için düzenlediği tekamül kurslarından 1760 Lira gelir elde etmiştir.
1922 yılı sonunda üye sayısı 221'i bulmuştur. 1923 yılında, yine
yurtsever Türk hekimleri tarafından Kadıköy'de 1919 yılında kurulmuş
olan 97 üyeli Etıbba Teavün Cemiyeti isimli cemiyet, tüm üyeleri ve 1249
kuruş bütçesiyle cemiyetimize iltihak etmiş, iki cemiyetin birleşmesiyle
oluşan yeni cemiyet İstanbul Etıbba Muhadenet Ve Teavün Cemiyeti adını
almış, ancak İstanbul Etıbba Muhadenet Cemiyetinin tüzüğüne göre
faaliyetine devam etmiştir. Bu dernek kurulduğu tarihten birleşme
oluncaya kadar geçen sürede güzel bazı faaliyetlerde bulunmuş, üye
sayısını yaklaşık 100'e çıkarmıştı. Bu cemiyet 1919 yılında Kadıköy'de
Tıp fakültesi Ceraahi Hastalıklar Müderrisi Dr.Saadettin Vedat (Koç)
öncülüğünde kurulmuştu. İlk idare heyetinde de şu hekimler bulunuyordu:
Müderris Dr.Saadettin Vedat, Müderris Dr.Hamdi Suat, Muallim Dr.Nazım
Şakir, Amiral Dr.Şinasi Hakkı, Müderris Dr.Sait Cemil. Kurulduklarından
beri iki cemiyet de çeşitli zamanlarda birleşmenin müzakerelerini
yapmışlar fakat girişimler sonuçsuz kalmıştı. Nihayet Hakkı Şinasi Paşa
ve Dr.Hamdi Suat Bey'in büyük gayretleriyle birleşme gerçekleşmiştir.
Daha sonraki senelerde yeni oluşama yeni katılımlarla da 1923 yılı
sonunda derneğin üye sayısı 322 sandığın üye sayısı 71 olmuştur. 1935
yılında derneğin adı Türk Hekimleri Dostluk Ve Yardım Cemiyeti olarak
değiştirilmiştir. 1972 tarihinde de yeni dernekler kanununa göre gerekli
tüzük değişikliği yapılarak dernek bu günkü adı olan Türk Hekimleri
Dostluk Ve Yardımlaşma Derneği adını almış ve bu güne kadar da bu isimle
devametmiştir. Derneğin ilk rozeti arapça harlerden oluşmuşken latin
harflerinin kabulünden sonra değiştirilmiş ve günümüze kadar dernek 6
defa rozet değişikliği yapmıştır. 1972 yılına kadar sadece hekimler üye
kabul edilirken 1972 yılında tüzükte yapılan değişiklikle diş hekimleri
de kabul edilmeye başlanmış ancak bu karar 1987 tüzüğünde
kaldırılmıştır. Üye sayısı giderek artmış ve 1936 sonunda 786 hekim,
1940 sonunda 904 hekim, 1941 sonunda 1012 hekim, 1982 sonunda 1867 hekim
üye kaydına ulaşılmıştır. Bu tarihten sonra üyelerin derneğe ilgisi
azalmış hatta bir ara genel kurul bile toplanamaz hale gelmiş, neredeyse
cemiyetin feshi tartışılır hale gelmiştir. 1986 yılında Türk Tabipleri
Birliği Merkez Konseyi Başkanı Prof.Dr.Nusret Fişek derneğin yeniden
toparlanması ve canlanmasına önemli katkı ve gayretlerde bulunmuştur. Bu
tarihte tüzükte değişiklik yapılarak devam etmeyenler üyelikten
çıkartılmıştır. 1987 yılında muhtaç üyelere ve üyenin ölümünde geri
kalanlarına maddi yardımda bulunabilmeyi belli prensiplere bağlamak için
Yardım Yönetmeliği çıkartılmıştır. 1992 yılında dernek tüzüğünden aldığı
yetkiyle Türk Hekimleri Dayanışma Vakfı'nı kurmuştur. 1997 sonunda aktif
üye sayısı 372 olmuştur. Şu anda halen 371 kayıtlı aktif üyemiz vardır.
DERNEĞİN MERKEZ BÜROLARI
Dernek ilk toplantısını İstanbul Tıp Fakültesi Cağaloğlu poliklinik
binasında yapmıştır. Bundan sonraki toplantılarını Türk Ocağı binasında
kira ile tutulan bir odada yapmaya başlamıştır. 1925 yılında Türk
Ocağının isteği ile bu oda boşaltılmış ancak toplantıların Türk Ocağı
toplantı odasında yapılmasına müsaade edilmiştir. Kısa bir süre sonra
Eczacı Eşref Neşet Beyin Bab'ı Ali de Ankara Caddesinde bulunan
kendisine ait Türkiye Eczanesinin üstündeki bir oda tutulmuş ve çok
düşük bir ücret karşılığı burada faaliyete devam edilmiştir. Bir müddet
yönetim kurulu toplantıları burada ve kira ile tutulan bazı odalarda,
genel kurul toplantıları ise Türk Ocağının toplantı salonunda
yapılmıştır. 1931 deki CHP Kurultayında Türk Ocaklarının kapatılması
kararı çıkması üzerine bundan sonra genel kurul toplantıları İstanbul
Halkevi salonunda yapılmaya başlanmıştır. Kurulmuş olan Etıbba Odası bir
bina satın alınca bu binada bir oda kiralanmış ve burası uzun süre
dernek merkezi olmuştur. 1977 tarihinde İstanbul Tabip Odası derneğin
kullandığı odanın boşaltılmasını istemiş ve durum mahkemeye intkal
etmiştir. 1983 yılında dernek mahkeme kararıyla bu odadan
çıkartılmıştır. Bunun üzerine dernek Fındıkzade Molla Gürani Sokak No 2
adresinde bir oda kiralamıştır. 1986 yılında dernek Dr.Arif Atlı'nın
Laleli, Laleli Caddesi, Lale Apartmanı 15/2 deki muayenehanesine
taşınmıştır. 1990 yılındaİstanbul Tabip Odasının küçük bir odasına
taşınılmıştır. 1991 yılında Tabip Odası bu küçük odayı geri alınca Dr.
Arif Atlı'nın Laleli Koska Caddesi 5-2 adresindeki yenimuayenehanesine
taşınılmıştır. 1993 yılında Dr.Arif Atlı muayenehanesini Aksaray Gurabağ
Hüseyinağa Mahallesi Nalıncı sokaktaki bir adrese taşıyınca dernek
merkezi de burası olmuştur. Dr.Arif Atlı muayenehanesini kapatınca
dernek aynı adreste kira mukabili faaliyetine devam etmiştir. 1996
yılında aynı adresteki daire satın alınmış, böylece tarihinde ilk defa
kendine ait bir binası olmuştur. Buranın alınmasında Dr. Nesibe
Batıyok'un yardımları ve teşviki derneğe büyük katkı sağlamıştır. Dernek
halen aynı adreste faaliyetine devam etmektedir |